Ve biliyorum ki, şu aşk denen şey çok zor zanaat be birader…
Düşünsene bir yahu, ne emek var harcanacak ne zaman onca…
Ve biliyorum ki, iş hiç de kolay değil be dostum, uğraşacaksın bayağı…
Düşünsene önce güzel ve alımlı bir kadın bulunacak, ama dostça...
Ve sonra tanımaya çalışarak geçecek birbirini onca ay, atamayacaksın yatağa…
Düşünsene ne çok vakit kaybı, boşa harcanan anlamsız zamanlar, aptalca…
Ve sonra “sana sen bana fazlasın, ne kadar da iyisin” masalını anlatacak
Düşünsene bu cümleyi duyacaksın, kesinlikle ondan en fazla birkaç ay sonra...
Ve sonra su koyuverecek, devamlı mırın kırın edip, saçma sebepler sunacak.
Düşünsene, çekemeyeceksin ve bunalacaksın ve bulacaksın başka bir koynu…
Ve sonra seni yakalayacak, sarmaş dolaş, çırılçıplak, kanter içinde onunla yatakta…
Düşünsene, söyleyemeyeceksin, “sen beni bu hale soktun Allahın belası , ” diye…
Ve sonra, haklı olacak gitmek isteyecek, sense yalvarmayacaksın ve seni terk edecek.
Düşünsene herkese anlatacak, “aldattı beni o orospuyla, şerefsiz herif ” diye…
Ve sonra sen bir gün, bir mesaj yazacaksın; “ kahretsin hepsi senin suçundu”.
Düşünsene hem suçlusun salak gibi, hem de bu durumda aslında güçlü…
Ve sonra kendini içkiye vereceksin, sanki o değilmiş gibi ilk giden, fazlasın diye.
Düşünsene, kadın sana değerini çoktan biçmiş ve “fazlasın bana demiş” .
Ve sonra sen de fazla gelen kısımları paylaşmışsın başkasıyla, ona yeteri kalsın diye…
Düşünsene, sana yaptığı keleği, sen ona ver aslında ona yeterli olan her şeyi…
Ve sonra seni terk etsin sırf paylaşırken gördü diye ona göre fazla olan şeyleri…
Düşünsene harcanan onca zamanı ve verdiğin onca değerli salakça sevgiyi…
Ve sonra başa döneceksin sen de benim gibi ve dostuna efkarla diyeceksin ki;
“Düşünsene aşk çok zor be birader, siktir et aşkı meşki, gel içelim kanki”…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder