20 Temmuz 2010 Salı

Çok sıcak...

Çok sıcak... Derimi yüzesim geliyor ve yatağımda dönüp duruyorum. Pikemi bir kenara fırlatmış, karanlık odada, açık bir pencereden arka bahçeye bakan, ufak bir esinti olsun diye beklerken...
Çok sıcak... Üstümdekileri çıkarıp, çırılçıplak yatasım var. Ama sana ayıp olur diye giydim şortumu ve tişörtümü... Yoksa yırtar atardım üstümden onları ve uzanırdım tüm çıplaklığımla ateşten yanan yatağa...
Çok sıcak... Uyuyamıyorum. Sen varsın diye yanımda... Çünkü seni ilk defa uyurken görüyorum, çünkü ilk şereflendirişin bu yatağımı... E uyumak yakışmaz bana bu durumda... İlke nöbet tutuyorum tüm gece boyunca...
Çok sıcak... Bir de sen olunca, çok sıcak gerçekten... Ne üstümdekileri söküp atabiliyorum, ne sana sarılabiliyorum, ne de seni seyretmekten uyuyabiliyorum. Sana dokunamamak ne kötü…
Çok sıcak... Öyle sıcak ki, göz kapaklarıma terler damlıyor, kırpıştırıyorum gözlerimi... Yavaş yavaş açıyorum, bakıyorum, duvar tarafında kırmızı kılıfını geçirdiğim yastık... Seni arıyorum. Yoksun. Sana bakınıyorum. Yoksun.
Bir titreme geliyor, üşüyorum...

Hiç yorum yok: